Learn to prevent and treat common sports injuries like ACL tears, meniscus injuries, and ankle sprains with NASM-based rehabilitation strategies.
NICOLE GOLDEN **|** NASM VE ATHLETIC HOUSE ACADEMY İLE GÜNCEL KAL! Heyecanla yeni bir egzersiz programına başlamak, sevdiğiniz bir sporun yeni sezonuna hazırlanmak ya da kişisel rekorunuzu (PR) kırmayı hedeflerken bir yaralanma nedeniyle oyun dışı kalmak kadar hayal kırıklığı yaratan çok az şey vardır. Benzer şekilde, başlangıçta hafif düzeyde hissedilen bir sızı ya da ağrının, sevdiğiniz aktiviteleri sürdürdükçe giderek artması ve günlük performansı etkilemeye başlaması da son derece yıpratıcı olabilir. Spor yaralanmaları kayda değer ölçüde yaygındır ve aktif yetişkinlerin yaklaşık %21’ini etkilemektedir (Bueno vd., 2018). Genç sporcular söz konusu olduğunda ise, spor kariyerlerinin herhangi bir döneminde en az bir yaralanma yaşama oranı yaklaşık %44 olarak bildirilmektedir (Prieto-González vd., 2021). Spor yaralanmaları, hafif düzeyden ciddi boyutlara kadar uzanan geniş bir yelpazede görülebilir ve akut ya da kronik –daha yaygın kullanımıyla aşırı kullanım yaralanmaları– olarak sınıflandırılır. Akut (ani gelişen) yaralanmalar; futbol, Amerikan futbolu ve güreş gibi spor dalları söz konusu olduğunda, genellikle ilk akla gelen yaralanma türleri arasında yer alır. Bu tür yaralanmalar, çoğu zaman sporcuyu tıbbi değerlendirme almaya yönlendirir ve bazı durumlarda ciddi seyredebilir. En sık etkilenen bölgeler diz (%54), el (%11) ve omuzdur (%7). Buna karşılık, aşırı kullanım yaralanmaları, belirtilerin yavaş ve kademeli biçimde ortaya çıkması nedeniyle sıklıkla gözden